Yaşayan Çatılar

Yaşayan ÇatılarGünümüzde nüfusun artmasıyla birlikte hareket alanları da azalmaktadır. Artık boşluklara ihtiyaç duyan insanlar daha rahat bir ortamda yaşama gereksinimi duyuyor. Bu anlamda da inşaat uygulamalarının daha detaylı bir şekilde yapılması gerekmektedir.

Günümüzde en sık karşılaştığımız uygulamaların başında olan çatılar, kaybedilen toprağın çatılarda değerlendirilmesiyle ortaya çıkmaktadır. Yaşayan Çatılar olarak karşımıza çıkan yeşil çatılar oldukça sistemli ve sağlıklı bir şekilde uygulanmaktadır. Yapılan uygulamada toprak ve yeşil kaplamalarının yer aldığı ve ısı izolasyonu, yangından korunma ve estetik görünüm sağlayan bu çalışmalar çok eski tarihlerden bu yana kullanılmaktadır. Bu çatıların ilk örneklerine ise 6.yüzyılda Mezopotamya bölgesinde rastlanılmıştır. Günümüzde fazlasıyla rastladığımız bu çatı ve bahçelerinin ilk örnekleri dünyanın 7 harikasından biri olan Babil’in asma bahçeleridir. Bu çatı uygulamalarında birçok ağacın yetişebileceği kök derinliğine göre ayarlanmış farklı tasarımlar bulunmaktadır. Kentlerde rekreasyon alanların azalması ve trafik sorunlarıyla birlikte artık doğal ortamlarla temas halinde olabilecek bir alan gereksinimi duyuluyor. Bu yüzden de özellikle yeşil çatı uygulamaları ön plâna çıkmaktadır. Günümüz uzmanları yeşil çatılarda seçilen bitkilerin de oldukça önemli olduğunu belirtmektedir. Ayrıca yüksek bir yapının terası söz konusu olacak ise rüzgâr yükünün de göz önüne alınması gerekmektedir. Yaşayan Çatılar konusunda bu şekilde birbirinden güzel tasarımlar günümüzde firmalar tarafından üretilmeye devam edilmektedir.

Sağlığa olumlu etkilerinin yanında kent üzerinde de çok estetik görünen ve birçok kullanıcının da tercih ettiği bu çatılar estetik örneklerle günümüze kadar ulaşmıştır. Yurt dışında da bu tür çatıların örneklerine rastlamamız mümkündür. Kişiler bu çatılarda kendi sebzelerini sağlıklı bir şekilde üretebilmektedir. Ayrıca bu çatılar ile kentsel ısı adalarının etkilerinin azaltılması da mümkün olabilmektedir.